Medyanın ve şirketlerin sürdürülebilirlikle imtihanı

0
137

Kavramlar mı zamanla anlamını yitiriyor, biz mi kavramların içini boşaltıyoruz. İnsanın alışma ve unutma gibi iki özelliği var. Kelimelere alışkanlığımız, zamanla anlam gücünü kaybetmesine sebep olabiliyor. Sürdürülebilirlik kelimesi de bunların başında geliyor. İşin bir de algı yönü var. Her iki hali de medya yansımalarında görüyoruz.

16 Ekim Dünya Gıda Günü’dür. Ne hikmetse, Dünya Gıda Günü bir nevi “Sürdürülebilirlik Günü” gibi kutlanıyor. En azından günün en önemli gündem maddesi “sürdürülebilirlik” oluyor. Bu yanlış değil, yanlış olan kamuoyu yansımaları.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Dünya Gıda Günü için yılın teması olarak “Su hayattır, su gıda demektir” mottosunu seçti. Yerinde bir tema ve doğru bir zamanlama…

Pek çok şirket, kurumsal sürdürülebilirlik raporlarını bu döneme denk getiriyorlar. Genelde de su ayak izi, karbon ayak izi ve israfı önleme raporlarının temelini oluşturuyor. Fakat medyaya bu tam anlamıyla yansımıyor. Siz, hiç günün anlamı olarak; su konulu  bir özel haber veya bir yazı gördünüz mü?

Kamuoyunda, medyada hatta şirketlerde bile sürdürülebilir kavramı ile ilgili temel eksiklikler var:

  • Sürdürülebilirlik kavramının dar bir bakış açısıyla ele alınıyor. Medyada çoğu kere sadece çevre alınıyor. Halbuki sürdürülebilirlik, çevresel, ekonomik ve sosyal boyutları olan çok kapsayıcı bir kavramdır.
  • Kavramının zihinlerde çok teorik kaldığı da söylenebilir. Teorilerin de çoğu zaman uygulanabilmesi gerçeklikten uzak görülür.
  • Kavramı bireysel sorumluluk alanı olarak da görün çoktur. Bireysel çabaların yeteceği zannı güçlüdür.
  • Dünya Gıda Günü’ne bakışta da sadece ya çevre korumayı, ya israfın önlenmesini, ya da açlıkla mücadele mecralara yansıyor. Veya medya öyle algılıyor.

Şirketler bile, her biri sürdürülebilirliğin ayrı bir boyutuna vurgu yapıyorlar. “Şu kadar ekmek israfını önledik”, “Bu kadar su tasarruf ettik”, “Yoksullara bu kadar gıda yardımı yaptık” gibi  farklı algılara sebep olabilecek yaklaşım içindeler.

Yaklaşım sadece Türkiye ile sınırlı da değil. Küresel medyadan bazı örnekler konuyu daha açık anlatıyor:

  • The Guardian’ın 16 Ekim 2023 tarihli bir haberinde, “Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi çevresel sorunları ele almak için yapılan çabaları ifade eder” denilmektedir.
  • BBC News de 15 Ekim 2023’te yayınında “Sürdürülebilirlik, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetinden ödün vermeden kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak anlamına gelir” şeklinde tanımladı. Gerçeğe oldukça yakın bir tanım…
  • The New York Times’ın 17 Ekim 2023 tarihli bir haberinde, “Sürdürülebilirlik için en iyi çözüm, yenilenebilir enerjiye geçiş yapmaktır” yorumuyla farklı bir çözüm öneriyor ama kavramın karşılığı bu değil.
  • The Wall Street Journal’in 18 Ekim 2023 tarihinde, “Sürdürülebilirlik için en iyi çözüm, karbon emisyonlarını azaltmaktır” şeklinde bir habere yer veriyor ki bu tek yönlü bir yorumdur. Aynı medyanın farklı bir yayınında ise, “Sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak ve karbon emisyonlarını azaltmak gibi eylemleri içerir” deniliyor.
  • Reuters haber ajansı da aynı hataya düşmüş: “Sürdürülebilirlik, gıda israfını azaltmak ve atıkları azaltmak gibi eylemleri içerir.”

Türkiye medyasında sürdürülebilirlik kavramına bakışını daha kapsamlı buluyorum ama yeterli değil:

  • Hürriyet’in 16 Ekim 2023 tarihli bir haberinde, “Sürdürülebilirlik, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için yapılan çabaları ifade eder” deniliyor.
  • Aynı grupta yer alan CNN Türk’ün 17 Ekim 2023 tarihinde farklı bir yaklaşımda bulunuyor: “Sürdürülebilirlik, çevreyi korumak için yapılan çabaları ifade eder”.
  • Habertürk web sayfasında, 8 Ekim 2023 tarihli Dünya Gıda Günü ve sürdürülebilirlik etkinliklerinin yansımasında “Türkiye’de çevresel sorunlar artıyor” yorumu getirildi.
  • Konuyu “İklim değişikliğinin etkileri artıyor” şeklinde anlayan yayınlardan biri de 19 Ekim 2023’te A Haber oldu.
  • Milliyet’in 20 Ekim 2023 tarihli bir haberinde bir soru vardı: “Sürdürülebilirlik için neler yapabiliriz?”. Tam bir cevabının olup olmadığını size bırakıyorum.
  • TRT Haber’in 21 Ekim 2023 tarihli bir haberinde de konuya soruya giriliyor: “Sürdürülebilirlik için çözümler neler?” Bu algı karışıklığında ne cevap verebilir ki?

Aynı süreçte sürdürülebilirlik yanı sıra Dünya Gıda Günü haberleri de tek yönüyle ele alındığına şahit olduk. “Açlık ile mücadele”. Sanırım bu yaklaşımda BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun yaklaşımı etkili oluyor.

Bir dönem “fonksiyonel gıda” kavramı pek popülerdi. Ancak bu ya doğru algılanmadı ya da toplum içselleştiremedi. Şimdi pek kullanılmıyor. Peki, sürdürülebilirlik için de yeni ve daha kapsamlı bir kavram kullanabilir miyiz? Mesela, batıda son dönemde hızla yükselen bir değer olan “rejeneratif tarım” gibi… Rejeneratif kavramı, sürdürülebilirlik kavramını da kapsıyor ama daha çok toprağı zenginleştirmek olarak öne çıkıyor.

Sorun, sadece medyanın konuyu yanlış veya hatalı anlatması da değildir. Çünkü küresel şirketler bile, çoğu kere sürdürülebilirlik kavramını kendilerinin güçlü olarak değerlendirdikleri yönüyle ele alıyorlar izlenimi var.

  • Coca-Cola, 2023 yılı sürdürülebilirlik raporunda, şirketin su kullanımı ve atık üretimini azaltmak için yaptığı çalışmalar yer veriyor. Ancak raporda, şirketin gıda üretiminin sosyal ve ekonomik boyutlarına dair herhangi bir bilgi yer almıyor.
  • Üretimin sürdürülebilirliği çabalarından bahseden Nestlé, 2023 yılı sürdürülebilirlik raporunda, şirketin iklim değişikliğine değinerek çevresel ayak izi verilerini paylaşıyor. Ancak raporda, şirketin gıda üretiminin ekonomik ve sosyal boyutlarına dair herhangi bir bilgi yer almıyor.
  • Yerli markalarımızdan Pınar, bu yılın sürdürülebilirlik raporunda, şirketin gıda israfını azaltmak ve ambalaj atıklarını geri dönüştürmek için yaptığı çalışmalar yer alıyor. Ancak raporda, şirketin açlık sorununa olan etkisine dair herhangi bir bilgi yer almıyor.
  • PepsiCo, 2023 yılı raporunda, sürdürülebilirliği “yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak ve karbon emisyonlarını azaltmak” olarak tanımlıyor. Ancak raporda, sürdürülebilirliğin ekonomik ve sosyal boyutlarından bahsedilmiyor.
  • Sürdürülebilirlik kavramının öncü şirketlerin Unilever, sürdürülebilirliği “gıda israfını azaltmak ve atıkları azaltmak” olarak tanımlıyor. Ancak raporda, sürdürülebilirliğin ekonomik ve sosyal boyutlarına yer verilmiyor.
  • Tarım Kredi Kooperatifleri, sürdürülebilirlik çözümlerinden biri olarak “yenilenebilir enerjiye yatırım yapmayı” vurguluyor. Ancak raporda, sürdürülebilirlik çözümlerinin diğer yönlerinden bahsedilmiyor.
  • Tarım Bakanlığı, 2023 yılı sürdürülebilirlik raporunda, sürdürülebilirlik çözümlerinden biri olarak “gıda israfını azaltmayı” vurguluyor. Ancak raporda, sürdürülebilirlik çözümlerinin diğer yönlerine değinilmiyor.
  • Fazla su kullanımı ve toprağı zayıflatma yönüyle bilinen pancar ürünü ile bağlantılı olan sektörün temsilcilerinden Türkiye Şeker Fabrikaları, 2023 yılı sürdürülebilirlik raporunu kamuoyuna açıklama yapmadı. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği de öyle.
  • Tarımla ilgili gündemdeki her konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin şimdiye kadar herhangi bir sürdürülebilirlik raporuna rastlamadım.
  • Sürdürülebilirlik algısının sosyal medya yansımaları ise ele alınmayacak kadar dağınık ve içerikten yoksundur. Gerek sosyal medya, gerekse geleneksel medyadaki algı yanlışlıklarının esası ve kaynağı bunu doğru ve sağlıklı kullanmayan veya içselleştirmeyen kurum ve kuruluşlar olduğunu söylenebilir. En azından sürdürülebilirlik raporları, Dünya Gıda Günü haftasında yayınlanmamalı.

Pek çok şirket bilançolarını Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP)’a, sürdürülebilirlik raporunu da medyaya servis ediyor. Bu durumda şirketlerin sürdürülebilirlik kavramını kapsayıcı nitelikte raporlar olarak hazırlanmalıdır. Aksi hem algı hatasına hem de kavramı soyutlaştıran bir süreci hızlandırır.

Herkes için “sürdürülebilirlik” sorumluluğu yeni başlıyor denilebilir!

https://www.gidaturk.com.tr/2023/11/medyanin-ve-sirketlerin-surdurulebilirlikle-imtihani/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here