Kuşkonmaz hakkında bilinmesi gerekenler

0
152

Kuşkonmaz, botanik morfolojide Asparagaceae familyasında yer alan otsu ve çok yıllık yapıya sahip bir monokotil bitki türüdür. Tarıma elverişli ve en çok yetiştirilen, değerli olan Asparagus officinalis L. türüdür. Bu tür; besin içeriği yüksek, ılıman ve serin iklim bitkisidir. Asparagus cinsi Asparagus, Protasparagus ve Myrsiphyllum olmak üzere üç alt cinsten oluşmuştur. Yaklaşık olarak 300’e yakın tür bulunmaktadır. Anadolu, Yakındoğu bölgesi ve Avrupa’da 100’e yakın tür yetişirken, 12 türün doğal olarak ülkemizde yetiştiği bilinmektedir. Bu yabani türler Asparagus acutifolius ve Asparagus verticillatus’dır. Çok yıllıktır. Bahar aylarında yer altı kök sisteminden toprak yüzeyine uzattığı sürgünleri tüketilmektedir. Anavatanı olarak Asya, Avrupa ve Afrika olduğu kabul edilir. Asparagus cinsi Asparagus, Protasparagus ve Myrsiphyllum olmak üzere üç alt cinsten oluşmuştur.

Kuşkonmaz tarihçesi

Kuşkonmazın tarihçesi incelendiğinde M.Ö. 3000 yıllarına kadar tarihlenmiş Mısır frizi üzerinde bir adak resmi olarak betimlenmiştir. Kuşkonmaz yetiştirme kültürüne ait ilk detaylar, Romalılar’ın imparatorluklarıyla birlikte Avrupa’ya yaydığını ve Haçlı birliklerinin 1212 tarihinde Arap ülkelerinden Ren vadisine kuşkonmaz tohumlarını getirdiğine dair kanıtların olduğu belirtilmiştir. Kuşkonmaz mineral maddeler (potasyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum) ile B (özellikle B6; folik asit), C vitaminleri bakımından insan sağlığı için yararlıdır. Ayrıca, flavonoidler ve saponinler dahil biyoaktif bileşenler açısından da oldukça zengin içeriklidir.

Kuşkonmazın İngilizce isim kökeni Latince sparagus kelimesinden gelmektedir. Latince isminde Yunanca’dan geldiği tahmin edilmektedir; ancak Yunanca’yada etimolojik farklılığından dolayı başka bir dilden geldiği rivayet edilir. Türkçeye yabani formunun dikenli olması ve kuşların üzerine konamamasından dolayı kuş-konmaz olarak geçmiştir.

Kuşkonmaz benzersiz aroması, tıbbi kullanımı ve afrodizyak etkileri sebebiyle MÖ 3000’den beri Mezopotomya ve çevresindeki kültürler tarafından sevilerek yetiştirilmiş ve kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu’dan (Yakındoğu) bölgesinden Avrupa’nın çeşitli bölgelerine götürülmüştür ve yetiştirilmeye başlanmıştır. Antik Yunan’da ve takip eden Roma İmparatorluğu döneminde mevsiminde taze tüketilen yemeği yapılmış ve kış kullanımı için kurutulmuştur. İmparator Augustus “Kuşkonmaz pişirmekten daha hızlı” ifadesini sıkça söyleyerek birlikleri çabucak harekete geçirme metaforunu kullanmıştır.

Kuşkonmazın kayda geçerek bugüne kadar gelen ilk tarifi Apicius’un yemek tarifleri kitabında rastlanmaktadır (MS 1. Yy). Bununla beraber tıbbi kullanımını içeren en eski kayıtlara yine Roma imparatorluğu döneminde çok rağbet ve saygı gören Galen isimli doktorun yararlı tıbbi bitkiler külliyatında rastlanmaktadır. Roma imparatorluğunun çöküşüyle beraber kuşkonmaz tıbbi önemini yitirmiştir. Kuşkonmazın ne kadar lezzetli ve tıbbi olarak mucizevi bir bitki olduğu Avrupa kültürleri tarafından uzun süre fark edilmemiştir. Fransız manastırlarında Ortaçağ’da döneminde yetiştirilmesine rağmen; yaygın kullanıma Avrupa bölgesinde yaşayan kültürler tarafından 16. Yy sonlarına kadar keşfedilmemiştir.

Ülkemizde kuşkonmaz

Osmanlı dönemi

Osmanlı Devlet arşivlerinde saray mutfağında kuşkonmazın sık sık yer aldığı, ürettirilip ithal de edildiği anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet dönemi

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 1934’te yurt dışından kuşkonmaz tohumu getirterek Yalova Devlet Çiftliği’nde araştırma ve dikimi talimatını vermiştir. Özel davet ve konuklarına menülerde her zaman kuşkonmaz talep ettiği bilinmektedir.

Kuşkonmaz halkımızca iyi tanınmadığı için ülkemizde önemli miktarlarda üretilip tüketilen bir sebze değildir. Halkımızın kuşkonmaz tüketim alışkanlığı hemen hemen yok gibidir. Buna karşılık kuşkonmazın anavatanının Ön Asya olduğu pek çok araştırıcı tarafından kabul edilmiştir. Nitekim ülkemizin çok büyük bir bölümünde kuşkonmazın yabani formlarına geniş ölçüde rastlanmakta, bulunduğu yörelerde sebze olarak değerlendirilmektedir. İzmir ve çevresinde, Aydın, Muğla ve Manisa’da yabani formları bulunmakta ve ilkbaharda sebze olarak değerlendirilen yabani otlarla birlikte pazarlanmaktadır.

Kuşkonmazın kökeni

Kuşkonmaz ya da bilimsel ismiyle Asparagus officianalis, kuşkonmazgiller ailesine mensup çok yıllık bir bitkidir. Kuşkonmazın yer altı köklerinden bahar ayları esnasında toprak yüzeyine uzattığı sürgüleri kesilerek sebze olarak tüketilir.

Kuşkonmaza genel bakış

• Kuşkonmaz ya da bilimsel ismiyle Asparagus officianalis, kuşkonmazgiller ailesine mensup çok yıllık bir bitkidir. Kuşkonmazın yer altı köklerinden bahar ayları esnasında toprak yüzeyine uzattığı sürgüleri kesilerek sebze olarak tüketilir.
• Bir süre öncesine kadar zambak ailesine (Liliaceae) mensup tanımlanan kuşkonmaz, yakın zaman içerisinde yapılan genetik araştırmalar sonucunda genetik olarak zambaklardan farklı yapıda olduğundan tanımı değiştirilmiştir.
• Kuşkonmazın yeşil ve mor olmak üzere iki çeşidi vardır. Toprak altı hasadı yapılarak da beyaz kuşkonmaz elde edilebilir.
• Anadolu’da Tilkişen, Sarmaşık, Menevcer isimleriyle bilinen yabani kuşkonmaz doğadan toplanarak tüketilmektedir.

Kuşkonmazın sağlığa faydaları

Kuşkonmaz mineral maddeler (potasyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum) ile B (özellikle B6; folik asit), C vitaminleri bakımından insan sağlığı için yararlıdır. Ayrıca, flavonoidler ve saponinler dahil biyoaktif bileşenler açısından da oldukça zengin içeriklidir.

Kuşkonmaz üremenin de her safhasında faydalıdır

• Afrodizyak özelliği bulunmaktadır.
• Doğurganlığı arttırır.
• Hamile kadınlarda folik asit sağlar.
• Emziren kadının sütünü arttırır.
• 150 gr kuşkonmaz günlük folik asit ihtiyacının %91.5’ini karşılar.
• Kuşkonmaz kalp ve damar sağlığına iyi gelir.
• Folat içeriğinin yüksek olması, sadece hamilelik sürecinde değil, kalp sağlığı için de oldukça önemlidir.
• Potasyum içeriği de zengin olan kuşkonmaz düşük sodyum ihtivası ile kalp ve damar sağlığını korumak ve hastalıklarını önlemek için büyük destek sağlar.
• Kas ve Kemik yapısını güçlendirir.
• Kuşkonmaz içerdiği D vitamini, K vitamini ve minerallerle kemik ve kas sağlığını koruyucu etkiye sahiptir. Yetersiz alınan K vitamini kemiklerin çabuk kırılmasıyla ilişkilidir.
• 100 gr kuşkonmaz, günlük alınması önerilen K vitamininin yarısından fazlasını sağlar.
• Bağışıklığı Güçlendirir.
• Kuşkonmaz içerdiği glutatyon sayesinde vücutta stres durumunda oluşan serbest radikallerin vücuttan atılmasını sağlar.
• Prebiyotik içeriği iyi olan kuşkonmazın bu özelliği ile de bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır.

Kuşkonmazın üreticiye faydaları

• Kuşkonmaz üretiminin katma değeri yüksektir.
• Üreticiyi uzun ve sürdürülebilir şekilde toprağa bağlar.
• Birçok insana istihdam imkanı yaratır.
• İhracat potansiyeli yüksek olduğu için üreticiye yüksek gelir fırsatı sunar.

Rakamlarla kuşkonmaz

• Kuşkonmazın Avrupa pazarı büyüklüğü 350 bin ton. Bunun 100 bin tonu ithal ediliyor.
• 2018 yılında Türkiye’de 250 ton kuşkonmaz üretimi gerçekleştirildi.
• İlk az hasat yılından itibaren bir dekardan 400-600 kilogram net ürün alınabiliyor.
• Daha sonraki yıllarda verim 1.000kg/dekar’ı aşabilir.
• İyi yetiştirilen kuşkonmaz bitkisi en az 10 yıl süreyle ürün verebiliyor.
• Tam verim çağındaki kuşkonmaz için 12 hafta sürekli hasat yapılabiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here