İşlenmiş gıdaların zararları: Neden azaltmalıyız?

0
183

Günümüzde birçok insan, pratiklik, lezzet ve çeşitlilik nedeniyle işlenmiş gıdaları tercih ediyor. Ancak işlenmiş gıdaların sağlığımız üzerinde pek çok olumsuz etkisi olduğunu biliyor muydunuz? İşlenmiş gıda, çeşitli hazırlama, muhafaza etme veya pişirme yöntemleriyle doğal halinden değiştirilmiş herhangi bir gıda maddesini ifade eder. Bu değişiklikler genellikle bileşenlerin eklenmesini, gıdanın şeklinin değiştirilmesini veya farklı pişirme tekniklerinin kullanılmasını içerir.

İşlenmiş gıdalar, dondurulmuş sebzeler veya konserve fasulye gibi minimum düzeyde işlenmiş ürünlerden şekerli tahıllar, atıştırmalıklar ve hazır yemekler gibi yüksek düzeyde işlenmiş ürünlere kadar çeşitlilik gösterebilir. İşlenmiş gıdalar aşırı tüketildiğinde veya diyetin önemli bir parçası olduğunda çeşitli potansiyel zararlara yol açabilir. Bu zararlar genellikle aşağıdaki faktörlerle ilişkilidir:

  • Yüksek oranda ilave şeker: Birçok işlenmiş gıda, özellikle de atıştırmalıklar, tatlılar ve şekerli içecekler ilave şekerle yüklüdür. Aşırı şeker alımı obezite, tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve diş problemleriyle bağlantılıdır . Şeker, vücudumuzda insülin salgılanmasına neden olur, bu da kan şekeri seviyelerinin dalgalanmasına ve enerji düşüklüğüne yol açar. Ayrıca, şeker, beyindeki ödül merkezini uyararak bağımlılık yapıcı bir etki yaratabilir.
  • Sağlıksız doymuş yağlar: İşlenmiş gıdalar genellikle kötü kolesterol seviyelerini yükseltebilen ve kalp hastalığı riskini artırabilen trans yağlar ve sağlıksız doymuş yağlar içerir . Trans yağlar, bitkisel yağların hidrojenle işlenmesiyle oluşur ve işlenmiş gıdalara dayanıklılık ve lezzet kazandırır. Doymuş yağlar ise hayvansal kaynaklı gıdalarda bulunur ve vücutta depolanır. Bu yağlar, damarların sertleşmesine ve tıkanmasına neden olarak kalp krizi ve felç riskini artırır.
  • Yüksek sodyum (Tuz): İşlenmiş gıdalarda lezzeti artırmak ve raf ömrünü uzatmak için sıklıkla yüksek oranda tuz bulunur. Aşırı sodyum alımı yüksek tansiyona yol açabilir ve felç ve kalp hastalığı riskini artırabilir . Sodyum, vücutta su tutulmasına neden olur, bu da kan basıncının yükselmesine ve böbreklerin zorlanmasına yol açar. Ayrıca, sodyum, kalsiyumun vücuttan atılmasını hızlandırarak kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  • Besin değeri düşüktür: İşlenmiş gıdalar vitamin, mineral ve lif gibi temel besin maddelerinden arındırılabilir. Bu da işlenmiş gıdaları bütün gıdalara kıyasla daha az besleyici hale getirir . Besin değeri düşük gıdalar, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi, bağışıklığı, büyümeyi ve onarımı sağlayamaz. Bu da sağlığın bozulmasına, hastalıklara karşı savunmasızlığa ve yetersiz beslenmeye yol açabilir.
  • Katkı maddeleri ve koruyucular: Birçok işlenmiş gıda, henüz tam olarak anlaşılamayan uzun vadeli sağlık etkilerine sahip olabilecek yapay katkı maddeleri ve koruyucular içerir . Katkı maddeleri ve koruyucular, işlenmiş gıdalara renk, koku, tat, doku ve raf ömrü kazandırmak için kullanılır. Ancak, bazı katkı maddeleri ve koruyucular, alerjik reaksiyonlara, baş ağrısına, mide rahatsızlığına, hiperaktiviteye, kansere ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.
  • İşlenmiş etler: Sosis, pastırma ve sosisli sandviç gibi işlenmiş etler genellikle koruyucu maddeler içerir ve başta kolorektal kanser olmak üzere kanser riskinin artmasıyla ilişkilendirilir . İşlenmiş etler, yüksek oranda tuz, nitrit, nitrat, duman, kurutma ve fermantasyon gibi yöntemlerle muhafaza edilir. Bu yöntemler, etlerde kanserojen maddelerin oluşmasına ve DNA hasarına yol açabilir.
  • Boş kaloriler: İşlenmiş gıdalar kalori açısından yoğun ancak besin açısından fakir olabilir, aşırı tüketildiğinde kilo alımına ve obeziteye katkıda bulunur . Boş kaloriler, vücuda gereksiz enerji verir ancak doygunluk hissi sağlamaz. Bu da daha fazla yemek yeme isteğine ve kalori fazlasına neden olur. Obezite ise diyabet, kalp hastalığı, eklem problemleri ve depresyon gibi birçok sağlık sorununun nedenidir.
  • Sindirim sorunları: Bazı insanlar, özellikle yüksek oranda yapay içerik veya tatlandırıcı içeren bazı işlenmiş gıdaları tüketirken şişkinlik, gaz ve ishal gibi sindirim sorunları yaşayabilir . İşlenmiş gıdalar, bağırsak florasını bozarak sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını engelleyebilir. Ayrıca, işlenmiş gıdalar lif açısından fakir olduğu için kabızlığa ve bağırsak kanserine yol açabilir.
  • Gıda bağımlılığı: İşlenmiş gıdalar genellikle son derece lezzetli olacak şekilde tasarlanır, bu da aşırı tüketime ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yol açabilir . İşlenmiş gıdalar, beyinde dopamin salgılanmasını tetikleyerek ödül ve haz duygusu verir. Bu da gıda bağımlılığına benzer bir durum yaratır. Gıda bağımlılığı, kişinin kontrolsüz bir şekilde yemek yemesine, kilo almasına ve psikolojik sorunlara neden olabilir.

 

İşlenmiş gıdaların zararları göz önüne alındığında, sağlıklı bir yaşam sürmek için mümkün olduğunca az işlenmiş gıda tüketmek ve daha çok taze, doğal ve bütün gıdalara yönelmek önemlidir. Bu şekilde hem vücudumuzun ihtiyacı olan besinleri alabilir hem de çeşitli hastalıklardan korunabiliriz.

İşlenmiş gıdaların zararlarından kaçınmak için aşağıdaki ipuçlarını uygulayabilirsiniz:

  • Etiketleri okuyun: İşlenmiş gıdaların içeriklerini ve besin değerlerini öğrenmek için etiketleri okuyun. İçindekiler listesinde çok fazla katkı maddesi, şeker, tuz, yağ veya yapay içerik bulunan gıdalardan uzak durun. Besin değeri tablosunda ise kalori, karbonhidrat, protein, yağ, lif, vitamin ve mineral miktarlarına dikkat edin.
  • Taze gıdaları tercih edin: Mümkün olduğunca taze, doğal ve bütün gıdaları tüketin. Meyve, sebze, baklagil, tahıl, kuruyemiş, tohum, süt, yoğurt, peynir, yumurta, balık, tavuk ve et gibi gıdaları işlenmemiş veya az işlenmiş olarak alın. Bu gıdalar, vücudun ihtiyacı olan besinleri sağlar ve sindirimi kolaylaştırır.
  • Hazır yemeklerden kaçının: Hazır yemekler, işlenmiş gıdaların en zararlı türlerindendir. Bu yemekler, yüksek oranda şeker, tuz, yağ, katkı maddesi ve koruyucu içerir. Ayrıca, besin değeri düşüktür ve doygunluk hissi vermez. Bu yüzden, evde kendi yemeğinizi pişirmeye çalışın. Pişirirken de taze malzemeler kullanın ve sağlıklı pişirme yöntemleri seçin. Örneğin, kızartma yerine haşlama, fırınlama veya ızgara yapın.
  • Atıştırmalıkları akıllıca seçin: Atıştırmalık olarak işlenmiş gıdaları, özellikle de şekerli, tuzlu veya yağlı olanları tüketmekten kaçının. Bunlar, kilo alımına, kan şekeri dalgalanmalarına ve diş çürümesine neden olabilir. Bunun yerine, meyve, kurutulmuş meyve, kuru yemiş, tohum, yoğurt, peynir, havuç, salatalık gibi sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Bu atıştırmalıklar, lif, protein, vitamin ve mineral açısından zengindir ve kan şekeri seviyelerini dengeler.
  • Şekerli içeceklerden uzak durun: Şekerli içecekler, işlenmiş gıdaların en zararlı türlerindendir. Bu içecekler, boş kalori kaynağıdır ve hiçbir besin değeri sağlamaz. Ayrıca, şeker alımını artırarak obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini yükseltir. Bu yüzden, şekerli içecekler yerine su, maden suyu, taze sıkılmış meyve suyu, bitki çayı veya süt gibi sağlıklı içecekleri tüketin. Bu içecekler, vücudun ihtiyacı olan sıvıyı, vitaminleri ve mineralleri sağlar.

İşlenmiş gıdaların zararları, sağlığımızı ciddi şekilde tehdit edebilir. Bu nedenle, işlenmiş gıdaları azaltmak ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek hayati önem taşır. Sağlıklı beslenme, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı korumamıza ve yaşam kalitemizi artırmamıza yardımcı olur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here