Dünya çapında şekerli içecek tüketimi artışı

0
188

Şekerli içecekler, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite eksikliği ile birlikte, dünya çapında ölümlerin ve sakatlık nedeniyle kaybedilen yılların önde gelen nedenleri arasında yer alan obezite ve kardiyometabolik hastalıkların önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle, pek çok ulusal kılavuz, ilave şekerlerin günlük kalorinin yüzde 5 ila 10’undan daha azıyla sınırlandırılmasını önermektedir. Ancak, şekerli içeceklerin tüketimi dünya çapında artmaya devam etmektedir. Bu durum, bu içeceklerin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için alınan önlemlerin yetersizliğini göstermektedir.

Tufts Üniversitesi’nden araştırmacılar, 185 ülkedeki yetişkinlerin şekerle tatlandırılmış içecekleri nasıl tükettiklerini inceleyen bir çalışma yayınladılar. Çalışma, The Lancet Planetary Health dergisinde yayınlandı. Şekerle tatlandırılmış içecekler, porsiyon başına 50’den fazla kalori içeren alkolsüz içecekler, enerji içecekleri, meyve suları, punç, limonata ve aguas freskler gibi içecekleri kapsamaktadır. Çalışma, bu içeceklerin tüketiminin dünya bölgelerine, ülkelere ve sosyo-ekonomik gruplara göre nasıl değiştiğini göstermektedir.

Çalışmanın başlıca bulguları şunlardır:

– 2018 yılında ortalama bir kişi haftada 2,7 porsiyon şekerli içecek tüketti. Bu miktar, Güney Asya’da haftada 0,7 porsiyondan Latin Amerika ve Karayipler’de haftada 7,8 porsiyona kadar değişiyordu.

– Şekerli içecek tüketimi erkeklerde kadınlara göre ve gençlere karşı yaşlılarda daha yüksek idi. Eğitim ve kırsal/kentsel yerleşim gibi diğer faktörler ise bölgeye göre farklılık gösteriyordu.

– Ulusal düzeyde, insanların haftada en fazla şekerli içecek tükettiği ülkeler Meksika (8,9), Etiyopya (7,1) ve Amerika Birleşik Devletleri (4,9) iken en az tükettiği ülkeler Bangladeş (0,2), Hindistan (0,3) ve Nijerya (0,4) idi.

– 1990 ile 2018 arasında şekerli içecek tüketimindeki en büyük artış Sahra Altı Afrika’da (+2,99; +%81,9) gerçekleşti. Yüksek gelirli ülkelerde ve Latin Amerika/Karayipler’de tüketim önce arttı sonra azaldı. Dünyanın diğer bölgelerinde ise daha mütevazı ve istikrarlı artışlar yaşandı.

Çalışmanın yazarları, şekerli içecek tüketiminin artmasının nedenlerinin soda ve gıda endüstrisindeki hedefe yönelik pazarlama taktikleri, Batı diyetlerinin yüksek statüyle ilişkilendirilmesi ve suya erişim gibi faktörler olabileceğini belirtiyorlar. Ayrıca, bu eğilimin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyorlar. Çalışmanın baş yazarı Laura Lara-Castor, “Bu sonuçlar, özellikle pazarlama düzenlemeleri, gıda etiketlemesi ve soda vergileri gibi başarılı müdahaleler konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor” diyor.

Çalışmanın ortak yazarı ve Tufts Üniversitesi’nde kardiyolog ve Jean Mayer Beslenme Profesörü olan Dariush Mozaffarian ise, “Şekerle tatlandırılmış içecek tüketimi, çekiciliğini azaltma çabalarına rağmen son birkaç on yılda arttı. Bazı popülasyonlar özellikle savunmasızdır ve bulgularımız, dünya çapında bu sağlık sorununu ele almak için daha fazla eylem gerektiğini gösteriyor” diyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here