Balı ne kadar biliyoruz?

0

Türkiye’de gerçek bal üretiliyor mu? Üretilen balların yüzde kaçı analiz testlerini geçemeyip arıcıya iade ediliyor? Balın kristalize olması sahte olduğu anlamına mı geliyor? Açıkta satılan ballar hangi riskleri taşıyor? Balın gerçek olup olmadığı tadından veya renginden anlaşılabiliyor mu? Son zamanlarda sıklıkla tartışılan bal konusunda doğru bilinen yanlışlara konunun uzmanı Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen açıklık getirdi.

Kahvaltıdan tatlılara kadar birçok farklı alanda sofralarımıza lezzet katan balla ilgili çıkan haberler tüketicilerin kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Balla ilgili doğru olarak bildiğimiz yanlışlar ise bal tüketimi sırasında kararlarımızı etkiliyor ve değerli bir besin kaynağı olan bal hakkında bilgi kirliliği yaratıyor. İnsan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkisi bulunan bal; kontrolsüz, denetimsiz ve bilinçsiz olarak üretildiğinde risk kaynağına dönüşebiliyor.

AÇIKTA SATILAN BALLARDA ‘AĞIR METAL’ RİSKİ VAR

Son dönemde yapılan açıklamaların aksine Türkiye’nin Çin’den sonra gelen iki numaralı bal üreticisi olduğunu söyleyen Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, “Türkiye dünyanın önde gelen bal üreticilerinin başında geliyor. Ancak bal konusunda tüketicilerimizin daha bilinçli olması gerekiyor. Buradaki en büyük doğru bilinen yanlış; açıkta satılan balların ‘daha doğal olduğu’ inancı… Oysaki açıkta satılan ballar laboratuvar analizi yapılmayan ya da analizler sonucunda reddedilen ballar olduğu için büyük riskler taşıyor. Bu ballar içeriklerinde ticari glikoz, antibiyotik ve ağır metaller gibi kalıntıların bulunması riskini taşıyor. Bunları doğal zannedip tüketerek sağlığımızı da riske atıyoruz. Her yıl arıcıların üretim tesisimize getirdiği 100 bin teneke balın yüzde 20’si laboratuvar analizlerinde testlerden geçemeyip geri iade ediliyor. Geri verilen bu ballar ise yol kenarlarında veya açıkta satıldığı için sağlığımız açısından önemli riskler taşıyor” dedi.

KRİSTALİZE BAL SAHTE ANLAMINA GELMEZ

“Kristalize olan bal sahtedir” diye düşünülmesi de bal ile ilgili doğru sanılan yanlışlar arasında yer alıyor. Bal alınan bitkilerin içerisinde doğal olarak bulunan glikoz oranı fazla olduğu için bal zamanla kristalize olabiliyor. Ancak balda früktoz miktarı fazla ise bal daha uzun süre kristalize olmadan saklanabiliyor. Dolayısıyla satın alınan balın kristalize olması sahte veya bozuk olduğunu göstermiyor.

PETEK BAL TÜKETİMİ TERCİH EDİLMEMELİ

Tüketicilerdeki petekli balın daha doğal olduğu algısının doğru olmadığına da değinen Can Sezen, “Süzme bal ile petek bal arasında bileşim olarak fark yok ve ikisinin de besin değerleri aynı. Ancak süzme bal; tüm peteklerden elde edilip homojen bir karışım oluşturulup, daha sonra da analizleri yapılarak kontrol edilmektedir. Petek balda ise tek tek her peteğin analizinin yapılması teknik olarak zor, hatta imkânsız… Bu nedenle petek bal tüketimini tercih etmiyoruz. Çünkü içinde neleri barındırdığını bilmemizin imkânı yok. Biz bu nedenle tüketicilere laboratuvarlarda analizleri yapılan markalı ürünleri tercih etmelerini tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

RENK VE TAT BALIN GERÇEKLİĞİNİ GÖSTERMEZ

Balın gerçek olup olmadığının renginden ve tadından uzmanlar tarafından bile ayırt edilemediğini sözlerine ekleyen Anavarza Bal Genel Müdürü Sezen’e göre laboratuvar analizi mutlaka şart. Ancak ileri teknoloji ile donatılmış laboratuvarlarda, deneyimli uzmanlarca yapılacak bal analizi, gerçek balın sahtesinden kuşkuya yer vermeyecek biçimde ayırt edilmesini sağlıyor.

Bu yazı http://www.refleksgazetesi.com sitesinden alıntıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen isminizi yazın